Diğer Sitelerimiz :
 
E-Posta :  Şifre :  Ana Sayfa - Forum Ana Sayfa - Üye Ol - Şifremi Unuttum
Forum Ana Sayfa
Bilim ve Teknoloji -  Bilimde son 10 yılda çığır açan gelişmeler
Bu konuya yeni bir mesaj göndermek için tıklayınız  
Mltm
Anadolu Yakası
Yaş : 39
Cinsiyet : Bayan
Kayıt : 13 Aralık 2013 Cuma
Durum : Offline
Bilimde son 10 yılda çığır açan gelişmeler 18 Aralık 2013 Çarşamba 16:51:28
Dünyanın önde gelen bilim dergisi Science son on yılın en önemli bilimsel buluşlarından bir liste oluşturdu.

2010’un bilim alanındaki en büyük buluşu, atom altı dünyanın kurallarına göre hareket eden dünyanın ilk ’kuantum makinesi’ olarak belirlendi.
Makine, 2010’da bilim dünyasındaki en dikkat çekici gelişme olarak seçildi.
Saç teli çapındaki dünyanın ilk kuantum makinesinin en çarpıcı yanı Isaac Newton’un temelini oluşturduğu klasik mekaniğin yasalarına uymayan ilk insan yapımı alet olması.
Bunun yanı sıra Neandertal DNA’sının dizilimi, HIV önlemedeki ilerlemeler ve sentetik genom yer aldı.
Son on yılın bilim dünyasında çığır açan on gelişmesi ise şöyle:
Kesin Kozmoloji: Son on yıl içinde araştırmacılar evrenin içeriğine dair çok kesin bir reçeteye ulaştı.
Bilim insanlarına göre, evrenin yüzde 4’ü bildiğimiz maddeden, yüzde 23’ü karanlık maddeden ve yüzde 73’ü karanlık enerjiden meydana geliyor.
Kaydedilen bu ilerleme, kozmoloji (evrenbilim) standart bir teoriye sahip kesin bir bilime dönüştürdü.

Metamalzemeler: Konvansiyel olmayan optik özelliklere sahip malzemeler sentezleyerek, fizikçiler, ışığı idare etmenin ve yönlendirmenin yeni yöntemlerine öncülük etti.
Çözünürlük üzerindeki temel sınırları aşan mercekler yarattılar. Hatta Harry Potter’daki gibi nesneleri görünmez kılabilen ’pelerini’ yapmaya başladılar.

’Dark’ Genom: Genom, bir organizmanın kromozomlarında bulunan genetik şifrelerin tamamını simgeleyen terim.
Bilim insanları bütün genomun sadece yüzde 1.5’inden sorumlu olan genler keşfetti.
Küçük haberci ve haberci RNA’lar dahil olmak üzere genomun geri kalanının en az genler kadar önemli işleve sahip olduğu ortaya çıktı.

Harici gezegenler: 2000’de araştırmacılar Güneş Sistemi dışında 26 gezegen olduğunu biliyordu.
2010’da bu sayı 502’ye çıktı ve hala artıyor. Astronomlar, şimdi Dünya’ya daha çok benzeyen daha çok gezegen bulmayı amaçlıyor.

Eski biyomoleküller: Eski DNA ve kolajen gibi biyomoleküllerinde on binlerce yıl yaşayabildiğinin ve uzun zaman önce yok olmuş bitkiler, hayvanlar ve insanlar hakkında önemli bilgiler sağlayabildiğinin anlaşılması paleontoloji açısında devrim niteliğinde oldu.
Bu küçük zaman makineleri üzerinde yapılan analizler, artık anatomik adaptasyonlarla tarihin, doğanın ve dünyanın gelişimine dair önemli bilgiler sağlayabiliyor.
Dinozorların neye benzediklerinden, yünlü mamutların soğuğa nasıl dayanabildiklerine kadar...

Mars’ta su: Son on yıl içinde Mars’a altı keşif görevi gerçekleştirildi. Bu incelemelerle Kızıl Gezegen’in yüzeyinde ya da içinde bol su olduğu, bu şekilde kayaların başkalaştığını ve muhtemelen bunun yaşamı desteklediğine dari kanıtlar elde edildi.
Dünya’da yaşam oluşmaya başladığı dönemde Mars’ta su olduğu sanılıyor, ama bugün Mars’ta hala yeterince nem olması bilim insanlarını, yaşam arayışlarına teşvik ediyor.

Hücrelerin yeniden programlanması : Artık araştırmacılar tam olarak gelişmiş olan hücreleri, vücutta başka bir hücre haline gelme potansiyellerini yeniden kazanacakları şekilde pluripotent (embriyonik gelişimin erken safhalarında, tüm bir canlıyı oluşturabilme yeteneğine sahip olan) hücrelere dönüştürmek üzere nasıl yeniden programlayacaklarını anlamış durumdalar.
Bu yöntem, nadir hastalıklara sahip hastalıklarda kullanıldı bile. Ancak eninde sonunda bilim insanları, genetik olarak uyumlu yenilenme hücreleri, dokuları ve organları yaratmayı umuyor.

Mikrobiyom : İnsan vücudunda barınan mikroplara ve virüslere bakış yöntemindeki büyük değişim, araştırmacıları mikrobiyom kavramına sevketti.
Vücudumuzdaki hücrelerin yüzde 90’ın aslında mikrobiyal olmasıyla, bilim insanları mikrobiyal genlerin gıdalardan ne kadar enerji alabildiğimizi nasıl etkilediğini ve bağışıklık sistemimizin enfeksiyonlara nasıl tepki verdiğini anlamaya başladı.

Enflamasyon (iltihaplanma) : Çok uzun olmayan bir zaman önce enflamasyon iyileşme mekanizmasının basit bir yardımcısı olarak biliniyordu.
Bugün araştırmacılar enflamasyonun bunun dışında bizi öldürebilecek kronik hastalıkların arkasındaki itici güç olduğunu da düşünüyor. Bunlar arasında kanser, Alzheimer, diyabet, obezite gibi hastalıklar yer alıyor.

İklim değişikliği : Araştırmacılar son on yıl içinde sıcaklık derecelerindeki değişimler açısından iklim değişikliğine dair tahminlerinin çoğunun doğrulandığını gördü.
Bu konuya yeni bir mesaj göndermek için tıklayınız Bilim ve Teknoloji - Bilimde son 10 yılda çığır açan gelişmeler Yukarı
Sayfalar :  1  
Reklam vermek için tıklayınız.
Üye Ol - Şifremi Unuttum - Forum Yardım - Forum Kuralları - Reklam - Bize Ulaşın  
Sayfamızda yayınlanan tüm materyallerin hakları sahiplerine aittir. © anadoluyakasi.gen.tr 07/08
 (0,08 saniyede yüklendi.)